Av. Doç. Dr. Ramazan Arıtürk, Mavi Marmara davasının üçüncü duruşmasında sanıklara uluslararası tebligatın tamamlandığını, bu nedenle sanıkların davadan ve iddianameden habersiz olduklarını ileri süremeyeceğini söyledi.
Bundan sonraki aşamada mahkemenin çağrıya rağmen gelmeyen İsrailli komutanlar hakkında yakalama kararı vermesini beklediklerini açıkladı.
Uluslararası Tebligat Usulü Tamamlandı
Mahkemenin sanıklara yönelik evrakının Dışişleri Bakanlığı ve diplomatik kanallar üzerinden İsrail makamlarına iletildiğini, tebligatın yapıldığına ilişkin belgenin dosyaya döndüğünü anlattı.
Bu işlemin, sanıkların suçlamalardan haberdar edilmesi ve savunma hakkını kullanabilmesi bakımından ceza yargılamasının temel şartlarından biri olduğunu belirtti.
Mahkemeye Gelinmezse Yakalama Kararı Gündeme Gelecek
Usulüne uygun çağrıya rağmen sanıklar mahkemeye gelmezse Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde yakalama kararı çıkarılabileceğini söyledi. Dosyadaki mağdur beyanları ile savcılığın topladığı delillerin bu talebi desteklediğini ifade etti.
Yakalama kararının uluslararası düzeyde uygulanması, sanıkların bulunduğu ülkenin hukuku ile adli işbirliği ve iade mekanizmalarına bağlı olacak.
Mavi Marmara Dosyası Tek Bir Ülkede Yürümüyor
Arıtürk, saldırıdan zarar gören kişilerin bulunduğu İspanya, Güney Afrika ve İngiltere gibi ülkelerde de soruşturma ve hukuki hazırlıklar yürütüldüğünü aktardı. Komor Adaları’nın Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne devlet olarak yaptığı başvurunun başka taraf devletlere örnek olabileceğini söyledi.
- Türkiye’de sanıklar hakkında yürüyen ceza davası,
- farklı ülkelerin savcılıkları önündeki ulusal soruşturmalar,
- Komor Adaları’nın başvurusuyla başlayan Uluslararası Ceza Mahkemesi süreci.
İnsani Yardıma Saldırı Cezasız Kalırsa Tehlikeli Emsal Doğar
“Hukuk geç tecelli edebilir; ama tecelli etmez denemez.”
İnsani yardım taşıyan gemilere yönelik saldırının hukuki karşılık bulmamasının gelecekte başka yardım konvoylarını da korumasız bırakacağını vurguladı. Süreç uzun sürse dahi sorumluların delil ve hukuk içinde yargılanmasının uluslararası adalet bakımından zorunlu olduğunu söyledi.