Habertürk TV’de Olaylar ve Görüşler programına katılan Av. Doç. Dr. Ramazan Arıtürk, seçim dengeleri, siyasi fedakârlık tartışmaları, HDP seçmeninin konumu ve lider odaklı siyaset üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Arıtürk, fedakârlık tartışmasının yalnızca Altılı Masa çerçevesinde okunamayacağını, siyasette gerçek fedakârlığın örneklerinden birinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Cumhur İttifakı sürecindeki tutumu olduğunu belirtti. Bahçeli’nin güçlü bir partiye liderlik etmesine rağmen makam talebinde bulunmamasını “önemli bir siyasi fedakârlık” olarak nitelendirdi.
Cumhurbaşkanı adaylığı konusuna değinen Arıtürk, Altılı Masa’dan aday olacak ismin partisinin oylarını doğal olarak artıracağını, bunun da seçim dengelerini etkileyeceğini söyledi. Araştırmalara göre seçmen davranışının kalıcılık taşıdığını, bir kez tercih yapan seçmenin çoğu zaman o partide kaldığını ifade etti.
Programda en çok tartışılacak başlıklardan biri olan HDP meselesine dair konuşan Arıtürk; PKK’nın terör örgütü olduğu gerçeğinin tartışmasız olduğunu, HDP yöneticilerine yönelik Kandil bağlantısı iddialarının kamuoyunda geniş yer bulduğunu söyledi. Ancak HDP seçmeninin tamamını ya da bir kısmını terörle ilişkilendirmenin doğru olmadığını vurguladı. Arıtürk, “HDP seçmeni de bu ülkenin vatandaşıdır; siyasi tercihi vardır ve bu demokrasi içinde saygıyla karşılanmalıdır” dedi.
Sahadaki gözlemlerini aktaran Arıtürk, yaz aylarında Altılı Masa’da görülen yükseliş trendinin son dönemde gerilediğini; buna karşılık ekonomik sorunlara rağmen Cumhur İttifakı’nın oy eğrisinin yükseldiğini ifade etti. Türkiye’de siyasetin tarihsel olarak lider merkezli olduğunu hatırlatan Arıtürk, seçmenin güçlü liderlik beklentisinin belirleyici olduğunu söyledi.
Arıtürk, muhalefetin olası cumhurbaşkanı adayları arasında farklı isimlerin konuşulmasının, netleşmemiş bir tablo oluşturduğunu; buna karşılık liderliğin seçim sonuçlarını belirleyen ana unsur olmaya devam ettiğini belirtti.